HUKUK HİZMETLERİ

ARABULUCULUK HİZMETLERİ

MAKALELER

VELİOĞLU HUKUK & ARABULUCULUK

ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR…

ARABULUCULUK

Hukuki Arabuluculuk Hizmetleri

Arabuluculuk, bir davaya konu olan yahut ileride bir davaya konu olması muhtemel uyuşmazlıkların yetkili bir uzman eşliğinde karşılıklı olarak müzakere edilerek çözüme kavuşturulması  sürecidir.

Arabulucular, tarafların iletişimini kolaylaştırarak tarafları masada tutan bazı sistematik yöntemler uygular ve tarafların kendi çözümlerini kendilerinin bulmalarına yardımcı olurlar. Ülkemizde arabulucuya başvurmak dava ön şartı olmadığı için kişiler isterse arabulucuya başvurmadan da dava açabilirler.

ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya, Avusturya gibi ülkelerde yaygın olan arabuluculuk Türkiye’de de yasal düzenleme ile uygulanmaya başlamıştır. Türkiye’de arabuluculuğu sadece Adalet Bakanlığı arabuluculuk siciline kayıtlı hukukçu arabulucular yapabilmektedir.

Kamu hukukuna dair uyuşmazlıklar dışındaki tüm ticari ilişkiler, alım satım, tüketici uyuşmazlıkları, eser sözleşmeleri, kira uyuşmazlıkları, sigorta tespiti dışındaki işçi-işveren uyuşmazlıkları, deniz ticareti ve sigorta uyuşmazlıkları, marka-patent uyuşmazlıkları, boşanmadan sonraki mal paylaşım uyuşmazlıkları, taksirle yaralama, silahsız kasten yaralama, hakaret ve tehdit  gibi basit suçlara konu uyuşmazlıklar arabulucu yoluyla çözülebilmektedir.

Arabuluculuk dava yoluna göre hem daha ekonomik hem de daha hızlı bir yoldur. Çözümün basit ve dava yoluna göre maliyetinin az olması, gizli olması ve özellikle tarafların kontrolünde tamamen isteğe bağlı olması büyük avantajdır.

ARABULUCUYA GİTME HAKKI

Evrensel bir uygulama olması, adalete erişimi kolaylaştırması, hukuki süreçler hakkında yola çıkmadan önce daha fazla bilgiye sahip olunmasını sağlaması, yapılacak müzakerelerle uyuşmazlığı dava açmadan önce çözmenin mümkün olup olmadığını anlamaya yardım etmesi bakımlarından arabulucuya gitmenin bir hak olduğu sonucuna varılabilir. Arabulucuya gitme hakkının devlet tarafından garanti altına alınabilmesi için zorlayıcı tedbirler almak yerine teşvik edici ve vatandaşları finansal bakımdan bu sisteme yönlendirici tedbirlerin alınması gerekmektedir. Adli sistemde yürütülen davaların her biri için devletin yapmakta olduğu masraf ve harcamalar dikkate alındığında belli kriterler gözetmek kaydıyla arabulucunun ücretini karşılamak ve müzakerelerde taraf vekilliği yapacak avukatların giderlerinin karşılanması arabulucuya gitme hakkının tesisinde önemli rol oynayacaktır.

Arabuluculuk, günümüzde dostane yollarla uyuşmazlık çözüm yöntemleri içinde en yaygın olarak bilinen ve uygulanan uyuşmazlık çözüm yöntemidir.  Arabulucu, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getirerek onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini ve aralarında iletişim sürecinin kurulmasını sağlamaya çağlayan tarafsız üçüncü kişidir. Arabulucu, bu süreçte karar veren kişi değildir. Hatta taraflara herhangi bir çözüm de önermez. Taraflar uyuşmazlığı kendileri uzlaşarak çözerler. Arabulucu, tarafların aralarındaki asıl uyuşmazlığı ve menfaatlerini tespit ederek bu konularda tartışmalarını ve çözüm bulmalarını sağlamaya çalışır. Burada taraflar kendi çözümlerini kendileri üretirler ve bunu yaparken birbirlerini anlamaya çalışırlar. Karşı tarafla aranızda uyuşmazlık çıktıktan ve fakat mahkeme veya tahkime başvurmadan önce arabulucuya gidebileceğiniz gibi mahkemeye dava açtıktan sonra da arabulucuya gidebilirsiniz. Arabuluculuk ancak tarafların serbest iradeleriyle karar verebilecekleri konularda mümkündür. Daha açık bir ifadeyle; kamu düzenini ilgilendirmeyen ve sözleşme serbestisi olan tüm konularda taraflar arabulucuya gidebilirler. Tarafların sözleşme konusu yapamayacakları konularda örneğin ceza davalarında, nüfus kaydına ilişkin davalarda veya çocukların velayetine ilişkin davalarda arabuluculuk mümkün değildir.

Mahkeme yolu oldukça resmi ve genellikle katı kuralların şekil verdiği bir yöntemdir. Cübbe giymiş bir hakim ve resmi personelin bulunduğu mahkemede yargıcın vereceği karar sert kurallar ve usuller bütünü içerisinde oluşacaktır.  Devlet yargısında yargıçlık görevini yapacak olan kişi yine devlet tarafından seçilmektedir. Arabuluculukta ise tarafların vereceği kararı kolaylaştıracak kişiyi yine taraflar belirlemektedir. Arabuluculuk bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Yargısal çözümlerde, yargıç uyuşmazlığın sonucu hakkında bir karara varır. Arabuluculukta olduğu gibi tarafların çözüm üzerinde anlaşmaları değil, hakimin uyuşmazlığın sonucundaki kararını taraflara açıklaması söz konusudur.  Hakimin kararından taraflar memnun kalmayabilir ancak  anlaşmayı ve içeriğini tarafların kendisinin oluşturduğu arabuluculukta verilen karara tarafları uyması çok daha kolaydır. Çünkü kararı birlikte vermişlerdir.  Yargı yolunda taraflar ve mahkeme delil ve iddialarla bağlı olmasına karşın arabuluculukta taraflar delillerle bağlı değildir ve sınırsız bir müzakere özgürlüğüne sahiptir. Kimin haklı kimin haksız olduğu veya kimin kazandığı kimin kaybettiği arabuluculukta önemi olmayan bir konudur. Çünkü kazanmak ve kaybetmek üzerine kurulu bir oyun bulunmamaktadır.  Yargılamada sonuçları devlet gücüyle yerine getirilebilen, hukuken bağlayıcı sonuçlar üretilir. Arabuluculukta ise birlikte verilen kararın infazı yine taraflarca yerine getirilmekte, yerine getirilmeyen bir anlaşma var ise yine bu konuda yargı kararı alınarak icra edilebilirlik şerhi ile aynı sonuca varılabilmektedir. Arabulucuk sonrası verilen kararın bağlayıcı olması yani zorla yerine getirilmesi bu konuda anlaşmaya varılmış olmasından sonra olacaktır. Mahkemeler kamuya açık olarak yargılama yaparken Arabuluculuk gizli ve özel bir yoldur.

RESMİ KURUMLAR

Resmi Kurumlardan Bilgi Alabilirsiniz